KISKANÇLIK
Kıskançlık, temelinde güvensizlikten kaynaklanan, doğduğu günden itibaren ailenin ilgi odağı haline gelen ilk çocukların, kardeşin gelmesiyle birlikte bu statüyü kaybetme endişesi içine girdikleri bir durumdur. Kıskançlık durumu yaş farkının azaldığı durumlarda daha da belirgin olmaya başlar. İkinci çocuğun dünyaya gelmesi ile birlikte evin kralı veya sultanı olan çocuk artık tacının yere düştüğünü düşünür. Anne ve babanın ikinci çocuğuyla ilgilenilmesi ve ilk çocuğun ihmali ile bu düşüncesi pekişir.
Bireyde oluşan bu kızma davranışı hem anneyi hem de ikinci çocuğu cezalandırmaya dönüşebilir. Kıskançlık olayında bazı korkular sıklıkla şiddet ve kızgınlığa dönüşür. Kıskanan çocuk, sevilen biriyle girdiği her ilişkide, kendini tedirgin hissedip, bu kişinin sevgisi karşısında kendi statüsünü kaybedeceğinden korkacaktır.
Aile tutumlarının çok önemli olduğu bu durumda, anne ve babanın ikinci çocuğa zarar verebilir düşüncesiyle, ilk çocuğu, yeni doğan çocuğun yanına yaklaştırmama, onla her türlü diyalog kurmayı, yakın davranmasını engelleyebilir, bu ilk çocukta sorunlar doğurup, gerileme mekanizmasının başlamasına neden olacaktır. Altını ıslatma, parmak emme, yalan söyleme gibi davranış bozuklukları göstererek hem anne ve babanın ilgisini çekmesini hem de anneyi cezalandırma davranışlarına yönelecektir.
Nedenleri
Kıskançlık çoğunlukla, çocuklardan değil, onlara nasıl davranacağını bilemeyen anne ve baba tutumlarından kaynaklanmaktadır. Ebeveynlerin tutumları çocukta kıskançlık hissinin oluşmasına neden olmaktadır. Örneğin, anne ve babanın çocuklardan birini el üstünde tutması, çocuğu etiketlemeleri ve kıyaslamaları (birinden akıllı, diğerinden tembel, birinden çok akıllı çok zeki olması, birisinin güzel olması gibi ifadeler kullanmak), ikili ilişkilerinde ve kavgalarında taraf tutmak, yargıç görevi üstlenip birini yargılamak, çocukları birbirleriyle karşılaştırmak, cinsiyet ayrımı yapmak, hataları reddetmek, taraf tutmak, bireysel
farklılıkları reddetmek gibi tutumlar çocuklardaki kıskançlığa adeta davetiye çıkarmaktadır.
Gelen çocuğun cinsiyetinin farklı olması, beceriksizliği, yoğun bir ilgi ve bakıma gereksinimi olması ilk çocukta sonra gelen çocuğun daha çok sevildiği şeklinde yorumlanmakta ve kıskançlık artmaktadır. Annenin yeni doğan bebekle birlikte oluşacak güçlüklerini yenebilmek için çocuğun kreşe verilmesi, anaokuluna verilmesi yada odasının ayrılması gibi değişiklikler de bu duyguyu artırıp, yeni uyum sorunlarına neden olacaktır. Evdeki her hangi bir değişiklik, bu aşamada yeni bir bebek, bizler için olduğu kadar çocuklar için de bir kriz dönemidir. Yeni bebeğe ve yeni kurallara adapte zaten zordur. Bu yüzden, çocuğun hayatında yapılan her türlü değişiklikler ilk çocuğa zarar verecektir.
Verilecek Rehberlik Hizmetleri
Kardeş olgusunun, özellikle küçük yaştaki çocuklarda kabul edilmesi zor bir durumdur. Böyle durumlarda oluşabilecek her türlü kıskançlık olaylarının önüne geçmek için hamilelikten başlayarak çocuk, kardeş olgusuna hazırlanmalı, o sürecin içine katılmalıdır. Yeni bebek için beraber alışveriş yapmak, odasını beraber hazırlamak bu duruma alışmayı kolaylaştıracaktır. Doğumdan sonra yeni bebeğin bazı sorumluluklarının kardeşe verilmesi önemli bir adımdır. Ona bebek için yapabileceği işler verilmesi.
Kardeş kıskançlığı ile baş etmek için çocuğun duygularıyla yüzleşmesini sağlamak gerekir. İlk çocuğun duygusunun kabul edilmesi-Kardeşin olduğu için biraz endişelisin galiba- Bu duyguyu hasır altı etmek -benim çocuğum kıskanmaz- demek, doğru bir yaklaşım değildir. Çocuk duygusuyla yüzleştiğinde ve size aktardığında, sizin de gereken davranışı göstermeniz ve önlem almanız kolaylaşacaktır. İletişim kurmak çok önemli. Aksi halde çocuğun biriktirdiği bu duygular, içine kapanma, yada öfke patlamaları şeklinde ortaya çıkabilir.
Aileye ve eğitimcilere öneriler ;
ü Kıskançlığın oluşmaması için anne ve babaların, doğum öncesi , doğum anı ve doğum sonrasında duygu düşünce ve davranışlarına dikkat etmeleri gerekmektedir.
ü Doğum öncesinde kardeşiyle rahat ve yetişkin tarzda iletişim kurularak, yeni bir kardeşinin geleceğini, dolayısıyla evin biraz daha gürültülü heyecanlı olacağı ifade edilmeli
ü Çocuğa daha küçükken paylaşmayı öğretmek, kardeşi olduğu zamanda bocalamasını engelleyerek bundan doğan çatışmaları da engellemiş oluruz
ü Yeni dünyaya gelecek olan kardeşleri için beraberce alışverişe çıkmak, kendi adına bir hediye alınması sağlanmalı, kardeşinin dünyaya geldiğinde, abi / abla olduğunu onu koruman gerektiğini onun sana ihtiyacı olduğu gibi ifadelerle hazırlık aşamasında ilk çocuğa abi / abla olmanın ne kadar önemli olduğu, çocuk açısından da ön koşulu bu çocuğun bir an önce gelmesiyle olacağı mesajı verildiğinde çatışmaları ve kıskançlığı önemli ölçüde azaltacaktır.
ü Doğum sonrasında çocuğu ihmal etmemek, nitelikli zaman geçirmek gerekmektedir.
ü Aşırı kaygı içeren tavırlarla çocuğu bebekten uzaklaştırmak, çocukta öfke ve kıskançlığa yol açacağından bu tür davranışlardan şiddetle kaçınılmalıdır.
ü Çocuğa kendisinin de bir zamanlar küçük bir bebek olduğunu, aynı bakım ve özenin kendisine de gösterildiğini ifade etmeli, elimizde bulunan küçükken giymiş olduğu elbiseleri, varsa resimlerini göstererek rahatlamasına sebep olmuş oluruz.
Hakan KIRBAŞ
Psikolojik Danışman
KAYNAKÇA
Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1994.
Yörükoğlu, A. Çocuk Sağlığı, Doğuş Matbaası, Ankara, 1988.
|