MASTÜRBASYON
Gelişimin her aşamasında cinsellik vardır. Bebekler daha yaşamlarının ilk yıllarında, muhtemelen yıkanma veya alt değiştirme sırasında tesadüfen keşfettikleri zevk duygusunu tekrar yaşayabilmek için cinsel organlarıyla oynarlar. Bebekler altları açıldığında bacaklarını keyifle birbirine sürter, elleri jenital bölgeye ulaşabilir hale geldiğinde keyifle dokunur. Bütün vücudu kaplayan deri, birinci yaş içinde (gelişimin hiçbir aşamasında olmadığı kadar) çok duyarlıdır. Bebeklerin görme, işitme gibi duyuları henüz çok zayıf olduğundan etraflarında olup bitenleri daha ziyade derileri ile algılar. Tensel temas haz verir.
Ancak mastürbasyon en erken yaş üç yaş civarında görülür. Beş yaşlarında pek çok çocuk orgazma ulaşabilecek düzeyde mastürbasyon yapabilecek durumdadır. Ancak gerek hayal gücünün sınırlı olması gerekse yetersiz konsantrasyon yüzünden, erişkinlerle karşılaştırılacak düzeyde bir orgazm yakalayamaz.
Nedenleri
İlgilenilmeyen ve bazı sorunlarına çözüm önerileri getirilemeyen çocuklarda özellikle yalnız kaldıklarında böyle bir davranış görülmektedir. Aradığı sevgiyi bulamayan, daha önce keşfetmiş olduğu cinsel bölgesine dokunarak, hoşnutluk duygusunu alan çocuk, bu tür davranışlarla kendi kabuğuna çekilerek mutlu ve haz almanın yollarını benimsemiş ve pekiştirmiş olacaktır.
Çocuklar dar ve bilhassa ipekli kumaştan yapılmış iç çamaşırları giydirmek suretiyle sürtünme sonucu genital organlarda haz tevlit (veren) eden durumlar yaratmak , çocuğun bu fiile başlamasına hazırlık olabilir. Çocuk bahçelerinde kum havuzunda kaymaları yapılmış olan kaydıraklar üzerinde kaymaları, küçük yaşlarda önden cepli pantolonlar giydirmeler apış arasında oluşan kaşıntılar, bu davranış bozukluğunun nedenleri arasında gösterilebilir.
Bebeklik ve erken çocukluk çağlarında özellikle uykuda cinsel organlarda görülen uyanıklık mastürbasyon kabul edilmemelidir. 3-5 yaşlarından itibaren temizlenme, yıkanma sırasında cinsel organlarla temas çocukta uyarı ve haz nedeni olabilir. Bu tesadüfi duygulanma çocuk için bir doyum uğraşısı biçiminde gelişebilir. Arada bir bu durumun görülmesi bir hastalığa işaret etmez. Aşırı boyutlara varması ve süreklilik kazanması çocuğun önemli ruhsal gerilimlerinin veya doyum ihtiyacının belirtisi kabul edilmelidir.
Verilecek Rehberlik Hizmetleri
Bebeklik ve çocukluk dönemindeki bu davranış bozukluğunu önlemede en önemli faktör mümkün olduğu kadar çocuğu yalnız bırakmamaktır. Bu tür sorunların devamında çocuğun hem aile ortamında hem de anaokulu veya kreş gibi okul öncesi eğitim kurumlarına gittiği takdirde, mutlaka öğretmenine bilgi verilerek okul aile paralelinde birliktelik sağlanıp beraberce çözüm yolu aranmalıdır.
Aileye ve eğitimcilere öneriler ;
ü Her bozukluğun temel nedeni olan sevgi ve ilgi eksikliği bu durumda da karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzden çocuğunuzla yeterince ilgilenin ve çocuğunuza zaman ayırın,
ü Çocuk bu türden davranışları sergilediği zaman asla ve asla şiddet uygulayarak onu cezalandırmayın,
ü Çocuğa bu davranışından dolayı, kendini suçlu hissettirecek baskılar uygulanmamalı,
ü Alışkanlık haline gelmiş olan bu davranış bozukluğundan daha da kritik ve kötü olan kendini değersiz, suçlu, işe yaramaz, kendinden nefret gibi duygular yüklenmemelidir.
Hakan KIRBAŞ
Psikolojik Danışman
KAYNAKÇA
Aydoğmuş,K.Çocuklarda Uyum ve Davranış Bozuklukları,Remzi Kitabevi,İstanbul,1993
Çağlar D. Uyumsuz Çocuklar ve Eğitimi,Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Ankara,1974
|