| Haberler |
| E- Bülten |
| Arşiv |
| Kurul Raporları |
| Milli Eğitim Bakanlığı |
| Ö.E.R.ve D.H Genel Müdürlüğü |
| Erzurum M.E. Müd. |
| Erzurum Valiliği |
| Büyükşehir Belediyesi |
| Ziyaretci Defteri |
| TV. Dizileri ve Yanısamaları |
|
|
* Ailenin bu kadar ciddi bir müessese ne kadar hayati önem taşıyan kutsal bir birim olduğunu biliyoruz, AŞK OYUNU ile bu müessesenin bir çelik-çomak oyunu gibi oyuna endekslenerek, birbirlerine karşımadan, kadın ve erkek özgürlüğü(!) nü baz alan, bu ciddi kurumun ne kadar bağnazca yok edildiğini ve genç dimağların evlilik, eş, annelik ve dahası bir yuvanın nasılda bu kadar acımasızca bertaraf edildiğini yansıtan,iğrenç duygu ve davranış örüntülerini yansıttığını… * SIRLAR DÜNYASI, BÜYÜK BULUŞMA, KALP GÖZÜ gibi programların bireysel açıdan psikolojik iç gerilimi ve yalnız kalma ve agorafobi dediğimiz açık alan korkusu ile birlikte yalnız kalma korkusunu dile getiriyorlar. İyilik ve kötülükte hiçbir zaman mücadeleci olmayacağımızı, mücadele etmeden olabileceğini, araştırmanın çabalamanın hiçbir öneminin olmadığını… oysaki araştırmak, çabalamak, terlemek, koşturmak bir şeyler yapmak bizden , taktir Allah’ tandır. 2004 kasım ayı itibariyle ilköğretim çağı bir çocuğun annesinin ve babasının feryat ederek psikolojik tedavi alma ihtiyacı ve o aciz kadının sesinin tizliğini ve tedirginliğini halen daha üzerimden atmış değilim…Çocuğun intihar edeceği tehdidini savurduğunu, annesi ve babası çocuğu bir an olsun bile yalnız bırakmadıklarını, en sonunda bir psikiyatra giderek ilaç tedavisine başladığını bununda çözüm olmadığını anne ve baba ağlayarak ifade etmişlerdi, 3 haftalık bir danışma sürecinden sonra çocuğun ağzından çıkan kelimeler dehşet verici bir boyuttaydı. - Abi, sırlar dünyasında bir tane kız annesine dedi ki……………….. olmazsa ben intihar ederim dedi anne ve baba panik içinde kız çocuğunun isteğini yerine getirdiler, bende öyle yaptım anneme öyle dedim, onlarda korktular…beni hastahane hastahane dolaştırıyorlar, bütün pencereleri çivilediler neden ben ne yaptım ki, Bu annenin ve babanın çektiğini tahmin edebiliyor musunuz ? * ALİYE isimli bir tv dizisinde evli ve 2 çocuk annesi ve babası olan yetişkin çiftlerin ne kadar anlamsız, ne kadar yasak davranışları bulunmaktadır. Sanki evli olmaları birbirlerini aldatmalarına, veya ilişkide birinin yanlış tutumu, diğerinin de yanlış yapma hakkını kazanacağı mesajını vermesi evli bir bayanın, aşık olabileceği ve bunu gayet dramatize ederek (ki, arabesk duygularla duygu sömürüsünün gölgesinde nice yasak davranışlara meydan verdiğini) haklılık payına endeksleyerek ne kadar da zalimce mesaj verdiklerini ve dahası bu senaryoya ağlayarak intizar eden, yarınımızın emaneti olan çocuklarımızın anneleri… * BÜYÜK YALAN dizisinde yine aynı senaryo, kim kimin kızı kim kimin babası belli olmadığı, gelin kaynana çatışmasının en adice tripleri ve bunun genç erkek ve genç kızlara yansımaları, bu zamana kadar kızının olmadığını bilmeyen bir senaryo babanın evli olması ama halen daha yasak aşk yaşayarak evlilik aşkı öldürür tezi ile evli olmasının, ne kendi ailesine nede bir başka aileye saygı duyulmayacak kadar, bağnazca işlenmiş bir senaryoyla mesaj verildiğini… * BENİM GELİNİM OLUR MUSUN, SİZE ANNE DİYEBİLİR MİYİM ? diye reyting uğruna yapılan bir değerin yok oluşunun acı huzmeleri…genç kızların kayınvalidelerine takınması gereken tutum ve davranışları ne kadarda gayr-i ahlaki ve Türk toplumuna sığmayan etik değerlere ters düşen bir anlayışla sergiledikleri… * Perşembe günleri KURTLAR VADİSİNİ izleyip, cuma sabahları okulda cafede terör estiren gündüz gözü metropol bir şehirde , şehir eşkıyalarının boy gezmesi ve bunun adına ülkenin gerçek yüzü deyip, onca genç dimağları körelteme çabalarını… *HAYAT BİLGİSİ ile verilmek istenen öğretmen ve okul müdürü kültürünün neleri doğurduğunu, öğretmen ve öğrenci ile arasının açılmasına ne kadar etki ettiğini göreceksiniz, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır diyen Başöğretmenin, özdeyişi acaba Afet Öğretmeni mi yansıtıyor ? * Ailedeki en mahrem yerin yatak odasının olduğunu bildiğimiz bir toplumda kendi eşinin erkek kardeşinden alınan spermlerle doğum yaparak baba-amca-yeğen üçlemesinin bu kadar acımasızca verilen YANIK KOZA isimli dizini yine en mukaddes yer ve en temel eğitim kurumu olan aileyi nasılda baltaladığını ve evlilik müessesinin değerinin düşürülmesi gözlerimizde hızlı bir şekilde yerini almaktadır…
Gamze Özçelik olayı, Ata' nın ölümü, ardından bayrak soruşturması… * Reklamlarda izlemiş olduğu bir spor ayakkabı reklamının, toplumumuzdaki lise çağı kızlarına yansımasın bir görün, gökkuşağının yerde yansımasını göreceksiniz. Benim burada yazamadığım daha nice programlar, daha nice yok oluşlar ve daha nice bitişler… Kısaca ve daha neler neler.... YAPRAK DÖKÜMÜ ile Ferhunde’ nin hali, birisinin kocasının elinden alınmasının gayesi ve sebebinin önceki zaman dilimindeki yaşanan sevginin ki sevginin gücü farklıdır. ASİ ile verilmek istenen asıl mesaj ve geleneksel aile yapısının bozulması ve yıllar sonra anne baba olgularının yer değişimi. AVRUPA YAKASI ile geleneksel aile sisteminin müthiş dejenerisi, BİNBİR GECE ile mukaddes sayılan aile mefhumunun ve kadınlık ve genç kız olgusunun acı bir şekilde iğfal edilişi aile hayatının ve bazı kavramların hiçe edilmesi, yıllar sonra çıka gelen baba olgusu ve annelik... ACI HAYAT ile sevginin ve gücün para karşılığında yok oluşunun dramatize edilişi ve bunun haklılık payının gönüllerde suskunluğa itilmesini ... Ve daha neler neler... Dikaktilice izlerseniz göreceksiniz ki ,verilmek istenen asıl mesaj : Türk aile yapısını bozmak ve o kutsal müesseseyi dinamitlemek ağlayarak izlenilen dizilerin temelde ne kadar olumsuz mesajlar verdiğini ve farkında olmadan bazı şeylerin doğal olduğunu,hatta ve hatta acımasızca bizleri sistematik duyarsızlaştırma ile olayların sıradan ve normal bir olaymış gibi davranışlarımız be biliş düzeyimiz. Kaçınılmaz felaketlerde bile haklılık payının olduğunu mesajını vererek, bir değerin yok olşunu göreceksiniz. SAYIN ANNE VE BABALAR ; Bu çocuklar bizim, gelecek onların, onların geleceği için şimdiden bu günü irdelemek ve onlara tam bir öğretici olmak gerekmektedir. kumandayı biz kumanda edelim yoksa bozulan sadece birilerini kızı ve oğlu değil yarınlarımız tehlikede, temelde aileden alınan sağlam bir kültür alaşımı ve terbiyesi bizi rahatlatacaktır. İster farkında olunsun veya olunmasın hiç önemi yok önemli olan toplumun elden gittiği ve ve bu çırpınışlar karşısında bizlerin çaresizliği. Gençler haykırıyor sahip çıkın bize diye, duyan kim ? tutuğumuz takım verdiğimiz değerden daha fazla değer verelim çocuklarımıza yoksa bizler biliyoruz ki ; Bugünün evlatları, yarının yetişkinleridir, ve yine biliyoruz ki; Yarınlar, dünün ve bugünün ürünüdür…
|
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
(13-17 ).Ekim.2008 tarihleri arasında incelemesi yapılacak olan öğrenci listesi için >>tıklayınız<< |
| 2008-2009 Öğretim Yılı İlköğretim Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yıllık Çerçeve Programı İçin >>tıklayınız<< |
| 2008-2009 Öğretim Yılı Ortaöğretim Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yıllık Çerçeve Programı İçin >>tıklayınız<< |
|
İlköğretim etkinlikleri için >>tıklayınız<<
|
| Ortaöğretim etkinlikleri için >>tıklayınız<< |
| Özel Eğitim İle ilgili tereddüte düşülen konular, yargı kararları, görüşler ve ilgili mevzuat hükümleri için Ana sayfanın >>İndir<< menüsünden yararlanabilirsiniz. |
| 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılında eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesi ve azaltılması strateji ve eylem planı doğrultusunda yapılan faaliyetlere ilişkin yıl sonu değerlendirme raporu için >>tıklayınız<< |
| 2007-2008 eğitim-öğretim yılında okullarda güvenli ortamın sağlanmasına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin arttırılmasına ilişkin yıl sonu değerlendirme raporu için >>tıklayınız<< |

| Bugün | 29 |
| Dün | 92 |
| Bu hafta | 1769 |
| Bu ay | 2011 |
| Toplam | 36759 |