AİLE EĞİTİMİ
Giriş
Her aile bir bebek beklerken o bebeğe ilişkin hayaller kurar ve engelli bir çocuğun dünyaya gelmesi ihtimali hiç düşünülmez.
Yapılan tüm hazırlıklar normal bir bebek içindir. Ana-baba dışında ailenin tüm fertlerinin de beklentisi aynı şekildedir.
Doğumdan önce bir çok ailenin engellilik ile ilgili bilgileri oldukça azdır.
Doğum öncesi dönem boyunca bir çok ailenin en büyük korkularından biri de engelli bir çocuk dünyaya getirme ihtimalidir. Bu nedenle aileler “kız erkek fark etmez eli ayağı düzgün olsun” gibi sözlerle beklentilerini ifade ederler.
Bir çocuğun doğumu aileyi gerek yapısal, gerek gelişimsel, gerekse işlevsel olarak etkiler.
Çocuğun doğumuyla duyulan mutluluk ve sevinç bu değişimlerin olumsuz etkilerinden aileleri korur.
Çocuğun özürlü olması durumunda ise sevinç ve mutluluğun yerini yoğun bir yas duygusu alabilir.
Aile böyle bir çocuğun doğumuyla çok karmaşık bir psikolojik durum içine girmektedir.
ÖZÜRE UYUM SÜRECİNDE AİLELERİN GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR
1. Aşama
Şok
İnkar
Keder ve Çöküntü (depresyon)
2. Aşama
* Karışık Duygular
Suçluluk
Kızgınlık
Utanma
3. Aşama
Kapı Kapı Dolaşma
Anlaşma
Uyma ve Yeniden Düzenleme
Kabul ve Uyum
I. Aşama:
Şok: Anne-baba inançsızlık ve çaresizlik içinde olayı bir türlü kabul edemez. Özellikle anne ağlama krizleri içinde gerçek bir trajedi yaşar. Bu şok evresi çok kısa ya da uzun sürebilir. Bu evrede ebeveyn yakın çevresi ile etkileşimini tamamen kesmiş durumdadır.
İnkar: Bazı anne-babalar çocuklarındaki bu farklılığı kabul etmeyerek uzmandan uzmana dolaşır, çareler arayarak çocuklarının iyi olabileceği umudunu taşırlar.
Bir koruma biçimi olan inkar, bilinmeyen korkusundan ve çocuğun gelecekte neler yapabileceğinin belirsizliğinden kaynaklanmaktadır.
Anne-baba bu devrede kendilerini ifade etmekte de çok zorluk çekmektedir.
Keder ve Çöküntü (Depresyon): Yaşanması gerekli olan bu tepki, gerçeğin farkına varmaya doğru bir gidişi oluşturur.
Ancak aşırı yas ve depresyon bazı ailelerde hayat boyu sürebilir. Bu dönemde aileler, çevresiyle ilişkilerini minimum düzeye indirir ve normal çocuk özlemi duyarlar.
Aile, tüm çabalarına rağmen, çocuklarının özürlülük durumunun ortadan kalkmadığını fark etmekte; yoğun bir üzüntü ve keder duygusu içinde kendisini umutsuz hissetmektedir
II. Aşama
Karışık duygular: Sevgi ve kızgınlık duygularının bir arada yaşanmasıdır. Aileler bu duygu ile ya kendilerini özürlü çocuklarına tam adarlar ya da reddederler. Özürlü çocuk gerçeğini kabul etmeyerek ondan yapabileceğinin fazlasını isterler. Ya da sadece çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılayıp, duygusal ihtiyaçlarını görmezden gelirler.
Suçluluk: Ailenin yaşadığı duygular arasında üstesinden gelinmesi en zor olan belki de suçluluk duygusudur.
Aileler şu ya da bu şekilde çocuğun özrüne neden olduklarını ve geçmişteki hataları için cezalandırıldıklarını düşünürler.
Gerçekçi olmaksızın sadece “bu niye bizim başımıza geldi” diye yakınırlar.
Aileler çocuklarının özürlü olmasına ilişkin gerçekçi olmayan düşüncelere kapılabilirler.
Kızgınlık: Kızgınlık, ailelerin özürlü çocuklarını kabule giden yolda önemli bir engeldir. Aile, niye bana oldu? Neden bizim başımıza geldi? Sorularına cevap aramaktadır. Ayrıca, kızgınlık duygularını uzmanlara, öğretmenlere, terapistlere yansıtarak onları suçlamaya başlar.
Utanma: Aileler çocuklarındaki özrü, kendilerinin bir özrü olarak algılamaktadırlar.Bu nedenle bazı anne-babalar çocukla birlikte dışarıya çıkmak istemezler ve çoğunlukla eve kapanmayı tercih ederler.
Çoğu zaman toplumun çocuklarına gösterdiği, ret, acıma ve garipseme duygularıyla baş etmeye çalışırlar.
III. Aşama
Kapı kapı dolaşma ve Anlaşma: Bu dönemde aile, çocuğunun özrünü ortadan kaldırmanın yollarını arar.
Aile için önemli olan çocuğun normal hale gelmesidir. Aile bunu gerçekleştirebileceğini umduğu herkesle anlaşmaya girebilir. Bu kişi tıp doktoru, uzman, sihirli güçleri olduğu sanılan biri, hatta Tanrı olabilir. Anlaşma çoğu kez “eğer çocuğumu iyileştirirsen, ben de....” şeklinde olmaktadır.
Kapı kapı dolaşma suçluluk ve çaresizlik duygularının bir yansıması olmaktadır
Uyma ve Yeniden Düzenleme: Aile artık farklı özelliğe sahip bir çocuğu olduğunu ve neler yapabileceğinin gerçekçi bir biçimde düşünmeye ve çocuklarıyla daha etkili, verimli bir ilişki düzeyi oluşturmaya çalışır. Tabi bu da aile bireylerinin olumlu yaklaşım ve iletişimiyle yakından ilgilidir. Bazı aileler birbirine destek olurken, bazıları da birbirinden uzaklaşabilirler.
Kabul ve Uyum: Aileler bu duyguları yaşadıkça, kendileri ve çocukları hakkında çok şeyler öğrenirler. Böylece yalnız çocuklarını değil, kendilerinin de zayıf ve kuvvetli taraflarını kabul etmeye başlarlar.
Kardeşlerin Yaşadığı Duygular Ve Gösterdikleri Tutumlar
Kızgınlık
Kıskançlık
Düşmanlık
Suçluluk
Keder
Korku
Utanma
Reddetme
Kabul ve Uyum
Özürlü çocuğu olan anne-babaların geçirdikleri aşamalar bir noktaya kadar benzerlik göstermekle birlikte anne-babalar zaman zaman bu aşamalar arasında gidip gelebilirler ya da bir aşamaya takılıp kalabilirler.
Aile Tepkilerini Etkileyen Değişkenler;
Ailelerin sorunla başa çıkma kapasiteleri,
Ailenin büyüklüğü ve kültürel yapısı,
Anne-babaların kişilik özellikleri,
Eşlerin birbirlerine ne ölçüde yakın ve destek oldukları,
Anne-babaların evlilik uyumları,
Dini inanışları,
Yakın çevrenin ve toplumun özellikleri,
Aile bireylerinin sosyoekonomik düzeyleri,
Doktorların davranışları,
Çocuğun cinsiyeti, özrünün türü ve derecesi, gibi faktörler etkilemektedir.
Aynı zamanda toplumun ve devletin bu çocuklara ve ailelerine verebildiği hizmetlerle servislerin niteliği ve niceliği de önemli olmaktadır.
Aldıkları destek hizmetler
Alınan ilk danışmanlık, ilk bilgiler
Toplumdaki bireylerin tepkileri ve hazır bulunuşluk düzeyleri,
AİLE EĞİTİMİ
Aile Eğitimi
Çocuğun doğduğu andan itibaren ilk sosyal çevresi ailesidir.
Çocuğu en iyi tanıyan ve çocukla en çok beraber olan ve gelişimsel süreci boyunca çocuğu en çok destekleyen yine ailesidir.
Çocuğun gelişimi ve eğitiminde doğal eğitimci rolünü üstlenen anne- babaların önemi uzun yıllar göz ardı edilmiş, eğitimde uygulayıcı olmaktan çok bilgi alıcı rol oynamışlardır.
Aile eğitimi çalışmalarında;
Anne babaların çocuklarına beceri öğretebilmeleri,
Varolan problem davranışlarla başa çıkabilmeleri,
Çocuğu daha iyi kontrol edebilmeleri,
Çocukla ilişkilerini olumlu yönde geliştirebilmeleri hedeflenir.
Aile eğitimi çalışmalarının odak noktası, çocuk ve çocukla olan ilişkilerdir.
AİLE EĞİTİMİNİN AMAÇLARI
1. Ailelerin çocuğun doğum öncesi doğum sonrası gelişimi ve eğitim konusunda bilgilenmelerini sağlamak
2. Her yaşın gelişim özelliğine göre çocuklarını tanımalarına yardımcı olmak
3. Çocuğun her alandaki gelişimin desteklemelerine ve hızlandırmalarına doğrudan katılımlarını sağlamak
4. Aileleri çocukları ile neden-sonuç ilişkisine
dayalı sözel iletişim kurmanın önemi konusunda bilinçlendirmek
5. Aileleri Çocuk Yetiştirme tutumları konusunda bilgilendirmek ve çocuklarına karşı hatalı tutum ve davranışlarının değiştirilmesini sağlamak
6. Çocukların kazanılmış davranış ve alışkanlıklarını değiştirme yollarını öğretmek
7. Ailelere, çocuk sağlığı, beslenmesi ve cinsel eğitim konusunda yardımcı olmak
8. Aile bireylerinin, öğrendikleri bilgileri davranışa dönüştürmelerine yardımcı olmak.
9. Evlat edinen ailelere üstlendikleri anne baba rollerini benimsetmek
10. Aile bireylerini kendi haklarıyla ilgili olarak bilinçlendirmek
11. Ailelere çocuğunu kendi kendine kararlar alabilen ve aldığı bu kararları taşıyabilecek, özdenetim ve özgüven sahibi, girişimci, yaratıcı, hem kendi hem de başkalarının haklarına saygılı duygu ve düşüncelerini rahatlıkla söyleyebilen, yeteneklerini kullanabilen kültür değerlerine sahip ruh ve bedenen sağlıklı birer kişi olmaları için gerekli bilgileri vermek
ÖZEL EĞİTİMDE AİLE EĞİTİMİN AMAÇLARI
Ailenin özürlü çocuğunu kabulünü sağlamak çocuğu objektif olarak değerlendirme, potansiyelini ve sınırlılıklarını anlama;
Ailenin haklarını ve sorumluluklarını anlamasını sağlamak (Aile eğitimine Programına katılabilir mi? Nasıl ve ne ölçüde?, Ailenin yapması gerekenler nelerdir?)
Aile ile işbirliği yapmak.
Eğitim programının özelliklerini anlatmak ve programın amaçlarını gerçekleştirmede yardımlaşmak.
Ailenin belli programları uygulamasını sağlamak, evi daha verimli bir eğitim ortamı haline getirmek;
Aileyi diğer kaynaklar hakkında bilgilendirmek
Özürlü Çocukların İhmali ve İstismarı
Özürlü çocuğa sahip olan bir aile bununla başa çıkmada desteklenmediğinde ve yalnız bırakıldığında çocuklarını ihmal ve istismar edebilirler.
Yapılan bir araştırmada, zeka geriliği olan çocuğa sahip anne babaların çocuklarını istismar etme potansiyellerinin normal çocukların anne babalarından daha fazla olduğu bulunmuştur.
Anne babaların ilaç ve alkol bağımlılığı, işsizlik, yoksulluk ve evlilikle ilgili sorunları ihmal ve istismarın nedenleri olarak sıralanabilir.
Çocuk istismarını önlemenin yollarına ilişkin yapılan birçok çalışma sonucunda, anne babaların çeşitli konularda eğitilmelerinin çocuklarını ihmal ve istismar etmelerini önlemede etkili olabileceği ifade edilmektedir.
Çocukların ihmali ve istismarını önlemede temel becerilerin öğretimi önem kazanmaktadır. Bu uygulamada anne babalara çocuğun gelişiminde önemli olabilecek alanlarda ve dil becerileri, giyinme, tuvalet eğitimi gibi konularda öğretme becerileri kazandırılabilir.
Bütün bunların yanında özellikle, basit davranış yönetimi ilkelerinin öğretimi konularına yer verilmelidir.
Yasal Dayanaklar
573 sayılı KHK ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde yer alan özel eğitimin temel ilkelerinde
“Özel eğitim hizmetleri, özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür”
“Ailenin özel eğitim sürecinin her boyutunda etkin katılımlarının sağlanması esastır” ifadeleri anne baba katılımının sağlanmasına yönelik önlemlerin alınmasının gereğini işaret etmektedir.
Farklı konu ve sürelerle özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için temel yaşam becerileri kazandırmada ailelerin ve yakın çevrelerinin etkin rol almaları gereği belirtilmektedir.
“Özel eğitim okullarında açılan yaygın eğitim programlarına katılan özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ile söz konusu okulların aile eğitimi programlarına katılanlarda öğrencilerin birinci derecede yakınlarının eğitimleri süresince iaşe ve ibateleri Bakanlıkça karşılanır” denerek, ailenin ekonomik güçlükler nedeniyle aile eğitimi hizmetlerinden yararlanamaması engeli de ortadan kalkmaktadır.
ANNE BABA ÖĞRETMEN İŞBİRLİĞİ
Anne baba öğretmen işbirliği, anne babalar ve öğretmenlerin öğretim amaçlarına ulaşmada birlikte çaba göstermesi olarak tanımlanabilir.
Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Yararları
Anne baba ve öğretmenler etkili çalışmalar düzenleyebilen güçlü bir ekip oluştururlar.
Bu ekibin gerçekleştireceği üretken bir anne baba öğretmen işbirliğinin öğretmenlere sağladığı yararlar olduğu kadar anne babalara ve en önemlisi çocuklara önemli yararlar sağladığı bilinmektedir.
Üretken Bir Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Uzmanlara ve Öğretmenlere Sağladığı Yararlar Şöyle Sıralanabilir:
Anne babanın ve çocuğun beklentilerinin, ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlar.
Çocuğun okul dışındaki yaşantısı için önemli olan birçok davranışın belirlenmesinde daha anlamlı veriler elde edilmesine yardımcı olur.
Uygun davranışların hem ev hem de okul ortamlarında pekiştirilmesi için daha fazla olanak sağlar.
Öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellenmesinde çok önemli olan doğal ortamların daha etkili duruma getirilmesine katkıda bulunmaktadır. Böylece öğretmenin öğretim amaçlarına ulaşması kolaylaşmaktadır.
Aynı duruma anne baba açısından bakıldığında
Üretken Bir Anne Baba Ve Öğretmen İşbirliğinin, Anne Babalara Sağladığı Yararlar Şöyle Sıralanabilir:
Öğretmenin amaçlarının ve çocuğun ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlar.
Yasal hak ve sorumlulukları bilmesini sağlar.
Anne babaya çocuğun okul programı ve bu programa nasıl katılabileceği konusunda bilgi sağlar.
Okul programlarının olumlu etkilerinin evde de sürdürülmesinin yollarını arar.
Çocuğun ev yaşamı için uygun olacak işlevsel davranışları öğrenmelerine yardımcı olacak becerileri geliştirir.
Anne babalara sağlayacağı tüm bu yararlar çocuklarının eğitimi için daha fazla katılımcı olmalarını da beraberinde getirecektir.
Üretken Bir Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Çocuğa Sağladığı Yararlar İse Şöyle Sıralanabilir
Çocuğun en önemli iki çevresi arasında tutarlılık sağlanır.
Çocuğun gelişimi ve öğrenmesi için daha çok fırsat sağlanır.
Çocuk için daha işlevsel olacak becerilerin kazandırılmasına da yardımcı olur.
Öğretmenlerin, Anne Babalarla Etkili Bir İşbirliği Kurmasını Engelleyen Tutum Ve Davranışları Genellikle Şöyle Sıralanabilir:
Anne babaları çaresiz kişiler olarak görme,
Uzak ve mesafeli davranma,
Anne babaları psikolojik sorunları olan insanlar olarak görme,
Çocuğun bu durumlarından anne babaları sorumlu tutma,
Anne babaları yetersiz görme,
Anne babalara ilişkin olumsuz beklentiler içinde olma,
Anne babaları çeşitli terimlerle etiketleme eğiliminde olma,
Öğretmenlerin bu tür tutum ve davranışlarının yanı sıra benzer biçimde anne babalar da etkili öğretmen anne baba işbirliğinin kurulmasını engelleyen tutum ve davranışlara sahip olabilirler.
Anne babaların ekonomik yetersizlikleri,
Öğretmenle işbirliği yapmadaki isteksizliği,
Evdeki diğer aile bireylerinin sorumluğunun fazla olması,
Evdekilerin gerektiği kadar sorumlu davranmamaları.
ANNE BABA-ÖĞRETMEN İLETİŞİMİ
Anne babalarla karşılıklı iletişim kurabilme etkili anne baba öğretmen işbirliğinin sağlanmasında oldukça önemlidir.
Açık, samimi ve dürüst iletişim anne baba ve öğretmen arasındaki ilişkinin olumlu gelişmesine katkıda bulunur.
Öğretmenlerin anne babalarla iletişimi sağlamada yaygın olarak kullandıkları üç yöntemden söz edilebilir.
Bunlar: anne baba öğretmen görüşmeleri, yazılı mesajlar ve telefon görüşmeleridir.
Aile İletişimi ve Eğitimi için Kullanılacak Yöntemler
- Bireysel aile görüşmeleri
- Aile ile telefonla görüşme
- Mektuplaşma
- Küçük gruplarla aile toplantıları
- Büyük gruplarla aile toplantıları
- Ev ziyaretleri
Anne Baba Öğretmen Görüşmeleri
Okullarda anne babalarla iletişim kurmak ve çeşitli amaçlara dönük görüşmeleri gerçekleştirmek için en yaygın kullanılan uygulama biçimi, anne babalarla yapılan toplantılardır.
Çoğunlukla veli toplantıları olarak bilinen bu toplantılar anne babalarla öğretmenlerin grup ya da bireysel olarak yüz yüze yaptıkları görüşmelerdir.
Okullarda bireyselleştirilmiş eğitim programlarının (BEP) geliştirilmesi uygulamalarına geçiş ve BEP’in gereği olarak toplantıların düzenlenmesi anne babalara yeni roller sunmakta, anne baba öğretmen toplantıları, anne baba öğretmen görüşmelerine dönüşerek yeni bir boyut kazanmaktadır.
Yazılı Mesajlar
Anne baba öğretmen iletişiminin sürekliliğini sağlamanın ve arttırmanın yollarından biri de yazılı mesajlar kullanmaktır.
Öğretmenler sürekli, sıklıkla ve düzenli olarak öğrencilerinin anne babalarına “iyi haber” pusulaları göndermelidirler.
Bu amaçla anne baba ve öğretmenin çok fazla zamanını almayan, okunması ve kullanılması kolay olan formlar hazırlanmalıdır.
Yazılı mesajlar ev içinde, yani çocuğun doğal ortamında pekiştireçlerin belirlenmesi ve uygulanması için de kullanılabilir.
Yazılı mesajların bir diğer çeşidi de sınıf gazeteleridir.
Öğretmenler, özellikle aile toplantılarına katılamayan anne babalara iki üç sayfadan oluşan aylık sınıf gazeteleri hazırlayarak verebilirler.
Telefon Görüşmeleri
Kısa ve samimi bir telefon görüşmesi anne babalarla iletişim kurmada mükemmel bir yol olarak kullanılabilir.
Düzenli telefon görüşmeleri; öğretmen ve anne babanın çocuğun başarılarını paylaşmalarına hizmet ettiği gibi, çocuğun eğitimine evdeki diğer bireylerin de katılımını sağlamada etkili olmaktadır.
ANNE BABA KATILIMI
Engelli Çocukların Eğitimlerine Ailenin Katılımı
Aile eğitimi çalışmalarında anne-babaların çocuklarına beceri öğretebilmeleri, var olan problem davranışlarla başa çıkabilmelerinin sağlanması gerekmektedir.
Çocukla ilişkilerinin olumlu yönde geliştirebilmeleri hedeflenir.
Aile eğitimi çalışmalarında odak noktası çocuk ve çocukla olan ilişkilerdir.
Ailenin kendini rahat ve iyi hissetmesi çok önemlidir. Bu nedenle çocuğun eğitiminin direkt sorumluluğunun aileye verilmesinin de çeşitli sakıncaları olabilir. Aile bu konuda da destek almalıdır.
Bazen anne babaların çocukların eğitiminde eğitici ve öğretici olması ailede stres yaratabilir.
Eğitimin yanı sıra çocukla sosyal paylaşımların artırılması çok önemlidir.
Günümüzde Anne Babaların Eğitime Katılmaları Görüşünü Destekleyen Nedenler Şöyle Belirtilebilir
(1) Aileler çocuklarının gerçek durumunu herkesten daha iyi bilirler ve onları daha iyi tanırlar.
(2) Çocuklarının öğrenmeleri ile daha ilgilidirler.
(3) Çocuğun eğitime başladığı andan itibaren, onun eğitim programına doğrudan katılan ilk yetişkin grubu ailelerdir.
(4) Aileler toplum tarafından kendilerine ve çocuklarına sağlanan eğitim hizmetlerinin niteliğini arttırmada etkili olabilirler.
(5) Aileler, gün boyunca çocuklarına eğitim hizmeti veren ekip tarafından alınan kararları izleyebilir ve uygulayabilirler.
AİLELERE YÖNELİK HİZMETLER
REHBERLİK
AİLE DANIŞMANLIĞI
AİLE EĞİTİMİ
Rehberlik: Bireyin en verimli bir şekilde gelişmesine ve doyum verici uyumlar sağlamasında gerekli olan tercihleri, yorumları planları yapmasına ve kararlar vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanması ve bu tercih ve kararları yürütmesi için bireye yapılan sistemli ve profesyonel yardımdır.
Özel Eğitime İhtiyacı Olan Bireylere ve Ailelerine Yönelik Rehberlik: Engelli çocuklara ve ailelerine sunulan rehberlik ve danışma hizmetleri öncelikli olarak, engelli çocuğun tanılanmasını, yerleştirme ve izleme süreçlerini kapsamaktadır.
Aile Rehberliği: Aile gelişimine katkıda bulunabilmeleri amacıyla ailelere yapılan sistemli ve düzenli çalışmalardır.
Bu çalışmalar iki yönlüdür. Birincisi, ailelere psikolojik yardım yapıp onları rahatlatmak ve özürlü çocuklarının kabulüne yardımcı olmaktır. İkincisi ise okul ve yuvada çocuklarına verilen eğitim programları konusunda bilgilendirerek, çocuklarının eğitimine katkıda bulunmalarını sağlamaktır
Engelli Bireylerin Ailelerine Yönelik Rehberlik: Özel eğitime muhtaç çocukların ailelerinin psikolojik danışma hizmetine ihtiyacı normallere göre daha belirgindir. Engelin türü ve derecesine göre bu durum belirgin farklılık gösterir. Psikolojik danışmada yöntemler aynı olmakla birlikte çocuk ve aile ile yapılacak görüşmede ve danışmada normallerden farklı bilgiler yer alacaktır.
Neden Aile Rehberliği?
1. Engelli çocukların özelliklerinin iyi bilindiği ve kabul edildiği bir ev ortamında ilişkiler daha sağlıklı ve çocuğun gelişimine yönelik olacaktır.
2. Çocukların okul ortamında öğrendikleri bilgi ve becerileri ev ortamında da uygulayabilmeleri için okul ve ev aile eğitiminin birbirine paralellik göstermesine ihtiyaç vardır.
3. Engelli çocuğun okulda kazandığı becerilerin ev ortamında aile ile işbirliği yapılarak pekiştirilmesi, eğitimin sürekliliği, yaygınlaştırılması ve kalıcılığı açısından da gereklidir.
4. Ailelerin belli aralıklarla bir araya gelmeleri, kendilerine ve çocuklarına ilişkin duygu, düşünce ve uygulamalarını paylaşmasını amaçlayan anne-baba grupları ailelerin psikolojik olarak rahatlamalarına yardımcı olmaktadır.
Aile Danışmanlığı
Danışma, bu alanda bilgili ve deneyimli bir uzmanla özürlü çocuğun anne-babası arasında yer alan, anne-babanın sorunlarını çözmek için gerekli tutum ve becerileri geliştirmeleri üzerinde odaklaşan bir öğrenme sürecidir. Danışma sürecinde anne-babalara ifade etmekten kaçındıkları öfke, suçluluk, düşmanlık gibi duygularını özgürce ifade edebilmeleri için fırsatlar verilir.
Ailelere, kendileri ve çocukları için gerçekçi planlar yapabilmeleri konusunda yardım edilir. Anne-babaların kendi becerilerine inanmaya başlama ve sosyal çevre ile daha fazla iletişime girmelerine yardımcı olma psikolojik danışmanın hedefleri arasındadır.
Aile danışmanlığı çeşitleri
1. Bilgi Verici Danışmanlık
2. Psikoterapi
3. Ana-Baba Eğitimi (aile -uzman işbirliği)
Bilgi Verici Danışmanlık
Belli bir özür hakkında, ne olduğu, nedenleri, özellikleri, gelişim alanları, çocuğun ihtiyaçları hakkında aileye bilgi verilir. Bu süreç içerisinde ailelerin çeşitli duygu ve tepkilerini yaşamaları sağlanır. Bilgi verici danışmanlığın bir grup ortamı içinde yapılması, ailelerin birbirleriyle ve danışmanla karşılıklı bilgi, duygu, düşünce ve deneyim alış verişi yapmalarını ve sorular sormalarına olanak sağlar.
Psikoterapi
Psikoterapi yoluyla, duygusal güçlüklere bağlı olarak anne-babanın yaşadıkları çatışmaları anlamalarına ve çözümlemelerine yardım edilir.
Aile-Uzman İşbirliği
Anne babanın çocuklarıyla iletişimlerinde etkili olmalarını sağlayan teknikleri ve becerileri öğrenmeleri sağlanır. Her üç yaklaşım birbirini tamamlayan zincirin halkaları gibidir. Ailenin var olan durumuna, problemlerine ve ihtiya&c